Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun (PPK) 27 Mart'ta yaptığı toplantıya ilişkin özette, ''Kurulun, on iki aylık birikimli cari açıkta Kasım ayında başlayan düzeltmenin Mart ayı sonunda daha da belirginleşeceğinin altını çizdiği'' belirtildi.
Merkez Bankası'nın internet sitesinde yer alan özette, 2011 yılının son çeyreğindeki güçlü seyrin ardından, 2012 yılının ilk çeyreğinde iktisadi faaliyette iç talep kaynaklı bir yavaşlamanın gözlendiği ifade edildi.
Sanayi üretim endeksinin Ocak ayında hızla düşerek mevsimsellikten arındırılmış verilerle önceki çeyrek ortalamasının altına indiği kaydedilen özette, yurt içine yapılan hafif ve ağır ticari araç satışlarının Ocak-Şubat döneminde bir önceki çeyrek ortalamasına göre gerilediği bildirildi.
Özette, mevsimsellikten arındırılmış tüketici kredilerinin de yılın ilk çeyreğinde iç talepte yaşanan yavaşlamayı doğruladığı belirtildi.
Öncü verilerin tüketim talebinde ikinci çeyrek için ılımlı bir toparlanmayı gösterdiğine işaret edilen özette, şu değerlendirmelere yer verildi:
''Düzey itibarıyla zayıf seyretmesine karşın, tüketici güveninde son aylarda iyileşme gözlenmektedir. İç piyasadan alınan sipariş beklentileri, Ocak ayındaki düşüşün ardından kademeli biçimde toparlanmaktadır.
Buna ek olarak, imalat sanayi firmalarının yeni yatırım planlarında kayda değer bir olumsuzluk görülmemesi ve tarım dışı istihdamdaki yukarı yönlü seyrin istikrarlı bir şekilde sürmesi, talep beklentilerinde kalıcı bir bozulma olmadığını göstermektedir.
Kurul, yılın ilk aylarında gözlenen yavaşlamanın, sıkılaştırıcı politika tedbirlerinin yanında geçici unsurların etkisini de yansıttığı ve önümüzdeki dönemde yurt içi talebin tekrar büyüme eğilimine gireceği değerlendirmesinde bulunmuştur.''
Cari açıkta iyileşme sürecek
Son dönem gelişmelerinin iç ve dış talep arasındaki dengelenmenin yılın ilk çeyreğinde de sürdüğünü gösterdiği kaydedilen özette, ''Avrupa ekonomisinde süregelen sorunlara rağmen ihracatın istikrarlı artış eğilimini koruduğu'' belirtildi.
Yurt içi talepte süregelen yavaşlamanın ve Türk Lirası'ndaki birikimli değer kaybının ithalat talebini ve enerji dışı cari açığı sınırlayıcı etkilerinin devam ettiğine dikkat çekilen özette, ''Bu doğrultuda, petrol fiyatlarının yüksek seyrine rağmen, cari işlemler açığının kademeli olarak azalmaya devam edeceği öngörülmektedir. Kurul, on iki aylık birikimli cari açıkta Kasım ayında başlayan düzeltmenin Mart ayı sonunda daha da belirginleşeceğinin altını çizmiştir'' denildi.
İş gücü piyasasına ilişkin verilerin iktisadi faaliyetteki yavaşlamayı teyit ettiğine işaret edilen özette, inşaat istihdamındaki düşüşün devam ederken hizmetler istihdamındaki artışın yavaşladığı ifade edildi.
Buna karşın, Kurulun, sanayi istihdamında iki ay üst üste görülen gerilemenin durduğunu not ettiği ve önümüzdeki dönemde iktisadi faaliyetteki toparlanma ile ılımlı istihdam artışlarının devam edeceğini öngördüğü bildirilen özette, ''Nitekim anket verileri iş bulma olanaklarında kısmi bir iyileşme eğilimine işaret etmektedir. Bununla birlikte, küresel belirsizliklerin yurt içine olası yansımaları önümüzdeki dönemde istihdam artışını sınırlayabilecek bir unsur olarak ön plana çıkmaktadır'' ifadelerine yer verildi.
İktisadi faaliyette ılımlı artış beklentisi
Kurulun, gerek iktisadi faaliyetin gerekse krediler ve talep bileşenlerinin öngörüler doğrultusunda seyrettiği değerlendirmesinde bulunduğu kaydedilen özette, bu çerçevede, ''ikinci çeyrekten itibaren iktisadi faaliyetin ılımlı bir artış eğilimine gireceğinin öngörüldüğü'' belirtildi.
Özette, kredilerin önümüzdeki dönemde bir miktar hızlanması beklense de, mevsimsellikten arındırılmış değerlerin Ocak Enflasyon Raporu varsayımlarıyla uyumlu bir seyir izleyeceğinin tahmin edildiği tespitine yer verildi.
Kurulun, kısa dönem enflasyon gelişmelerinin de Enflasyon Raporu öngörüleri ile uyumlu olduğunu belirttiği ifade edilen özette, raporun yayımlandığı dönemden bugüne petrol fiyatlarının varsayımların üzerinde seyretmesinin enerji fiyatlarının öngörülenden hızlı artmasına neden olduğu, bununla birlikte, işlenmemiş gıdadaki olumlu görünümün bu durumu büyük ölçüde telafi ettiği bildirildi.
Enerji fiyatları enflasyon için risk oluşturuyor
Kurul üyelerinin, kısa vadede enflasyon görünümüne ilişkin olarak enerji fiyatlarının yukarı yönlü, işlenmemiş gıda fiyatlarının ise aşağı yönlü risk oluşturduğunu belirttiği aktarılan özette, ''Özellikle, elektrik ve doğalgaz fiyatlarında yapılabilecek bir ayarlamanın enerji fiyatlarında belirgin bir artış getirebileceği ifade edilmiştir. Kurul, arz yönlü gelişmeleri dikkatle izlemeye devam ederek enflasyon beklentilerinin bozulmasına izin vermeyeceğini vurgulamıştır'' denildi.
Enflasyonun mevcut seviyeleri göz önüne alındığında, yukarı yönlü risklerin bertaraf edilmesinin önemine işaret edilen özette, bu çerçevede, yakın vadede maliyet unsurlarında gözlenen gelişmelerin beklentiler üzerindeki etkisini önlemek amacıyla, Merkez Bankası'nın ek parasal sıkılaştırmaya gittiği hatırlatıldı.
Özette, önümüzdeki dönemde enflasyonu etkileyen unsurların yakından takip edilerek gerekli görülen günlerde ek parasal sıkılaştırma uygulamasının tekrarlanabileceğine dikkat çekildi.
Kurulun, küresel ekonomiye dair belirsizliklerin sürmesi nedeniyle para politikasında esnekliğin korunmasının uygun olacağını belirttiği bildirilen özette, şunlar kaydedildi:
''Bu doğrultuda, alınan tedbirlerin krediler, yurt içi talep ve enflasyon beklentileri üzerindeki etkileri dikkatle takip edilecek, Türk Lirası fonlama miktarı gerekli görüldüğünde aşağı veya yukarı yönlü ayarlanacaktır.
Ayrıca toplantıda, likidite tahminleri de göz önüne alınarak, haftalık ve aylık Türk Lirası fonlama miktarına dair belirlenen aralıklar gözden geçirilmiştir. Bunun yanı sıra, zorunlu karşılıkların altın cinsinden tutulabilecek oranlarına ilişkin bazı teknik düzenlemeler yapılması uygun görülmüştür. Kurul, bu düzenlemelerin finansal istikrarı destekleyeceğini, para politikasının duruşu üzerinde ise önemli bir etkisi olmayacağını ifade etmiştir.''
''Para politikası finansal istikrarı gözetmeyi sürdürecek''
Önümüzdeki dönemde ''para politikasının fiyat istikrarının kalıcı olarak tesis edilmesine odaklanmaya ve finansal istikrarı gözetmeye devam edeceği'' de kaydedilen özette, bu süreçte Merkez Bankası ve diğer kurumlarca finansal istikrara yönelik alınan önlemlerin enflasyon görünümü üzerindeki etkilerinin de dikkatle değerlendirileceği belirtildi.
Orta vadede mali disiplini kalıcı hale getirecek ve tasarruf açığını azaltacak yapısal reformların güçlendirilmesinin, Türkiye'nin kredi riskindeki göreli iyileşmeye katkıda bulunarak fiyat istikrarını ve finansal istikrarı destekleyeceğine dikkat çekilen özette, şu ifadelere yer verildi:
''Bu yönde atılacak adımlar aynı zamanda para politikasının hareket alanını genişletecek ve uzun vadeli kamu borçlanma faizlerinin düşük düzeylerde kalıcı olmasını sağlayarak toplumsal refahı destekleyecektir. Bu çerçevede, Orta Vadeli Program'ın gerektirdiği yapısal düzenlemelerin hayata geçirilmesi konusunda atılacak adımlar büyük önem taşımaktadır.''