Bali, "İş Bankası'nın yerleşmiş kurumsal kültürünün çizgisini takip ederek geniş ufuklara yöneltecek bir rodeo vizyonuyla yöneteceğiz" dedi. Adnan Bali, kendi ifadesiyle "Bilge bir kişilik" olarak nitelendirdiği Ersin Özince'nin koltuğuna 1 Nisan 2011'de oturdu ve İş Bankası'na 16'ıncı Genel Müdür oldu. "Şaka günü" olan 1 Nisan ona uğurlu geldi.
Aslında Atatürk'ün bankası İş Bankası'nı yönetmek görünürde kolay gibiydi. Zor olan, böyle 'derin' bir kuruluşta iç bünyedeki farklılıkları gözeterek istikrarı sağlamak ve dışarıya sağlam bir duruş sergilemekti. Bir başka zorluk ise Ersin Özince'den sonra gelmenin sonuçlarını iyi değerlendirmekti. Özince'nin büyük bir kabulle sunduğu koltuğu, her yönüyle iyi doldurmaktı.
♦ Genel Müdürlük koltuğuna artık ısındınız mı?
Kesinti diye bir şey yok bizim hayatımızda ama ısındık tabii ki. Bana, 'İlk 100 gününüzü nasıl geçirdiniz' diye soruyorlar. Onlara, 'geçmiş 100 günüm nasıl geçtiyse, öyle geçti' diyorum. Aynı şey. Mesela: öyle bir devamlılık hali ki, diyelim bir konu var. Ona odaklanmazsanız, hafıza bir süre sonra onu unutuyor. Bunu yapamıyorsunuz.
♦ Bankanız, sizinle birlikte nereye koşacak?
Yurt içinde ve yurt dışındaki büyümeyi eş zamanlı yürütmeyi planlıyoruz. İçeride, müşteriyle iç içe olmak, her zaman yanında, yakınında olmak felsefesi var. Buna 'müşteriyle, firmalarla, iş alemiyle entegrasyon süreci, bütünleşme süreci' diyorum. Bu süreçleri samimi yürüten öne çıkacak. Bu tabii ve samimi tarzın iş zenginliği anlamında mutlaka karşılığını bulacağını düşünüyorum. Yurtdışındaki stratejimiz ise öncelikle bölgesel güç olmanın karşılığını ortaya çıkarmak. Devraldığımız varlığı İş Bankası'nın yerleşmiş kurumsal kültürünün çizgisini takip ederek kısıtlı bir rodeo vizyonu yerine, geniş ufuklara yöneltecek bir süvari vizyonuyla yöneteceğiz.
♦ Anadolu'ya bakışınız nedir?
Çok olumlu bakıyorum. Büyük bir potansiyel ve dinamizm var. Karşımızda sermaye bazında perakendeleşen ve çoğullaşan bir Anadolu var. Bu Anadolu, İş Bankası'na yüklenen ticari misyonla ciddi oranda bir örtüşme sağlıyor. Büyük ölçüde kârlı büyüme alanları sunuyor. Hatta, bu unsur, konjonktürün müsait olmadığı dönemlerde bile banka için büyümeyi hala destekleyebilecek büyük bir potansiyel armağan ediyor.
Kriz Türkiye için fırsat
Krizde bizi Anadolu mu kurtaracak?
Kriz, Türkiye ekonomisine, Türk sermayeli kuruluşlara her alanda verilmiş bir fırsattır, moladır. Biz çıtayı daha üst bir noktaya koyabilmek için ummadığımız, bizim dışımızda nedenlerle oluşan bir imkan yakaladık. Bunun farkında olmalıyız. Anadolu, dediğim gibi özellikle zor zamanlarımızda potansiyelini çok daha iyi gösteriyor. Krizin bizi az etkilemiş olması ve bu defa krizden büyük zarar görmüş olmamamızla yetinmemeliyiz. Bunun bir atak gerekçesi olması gerektiğini düşünüyorum.
Özince 'bilge', ben teknisyenim
8 aydır bu görevdesiniz. Küresel kriz var, Özince'nin izinden mi gideceksiniz?
Bu bir bayrak değişimi. Tüm ekip olarak devir aldığımız mirası büyük bir sorumlulukla taşıyacağız. Daha dinamik, daha interaktif ve yaptıklarının daha fazla fark edildiği bir İş Bankası için çalışacağız.
Özince ile aranızdaki stil farkını sorsam, ne dersiniz?
O konuda bir şey söylemek doğru olmaz ama Ersin Bey'in 'bilge' tarafı daha belirgin. Günlük olayların detayındaki bazı gelişmelerin, verilerin ölçülebilir ilişkilerinden daha çok bunların daha da üzerinde bir şeyi var. Ben daha teknisyenim. Teknik tarafım daha ağır basıyor. Çalışıyoruz, bakıyoruz. Müthiş bir ekip var. Öyle 3-5 kişiyle değil, kolektif bir ekiple çalışıyoruz. Bir organizma gibi, kimse de farkında değil.
Ekibim yok, bankanın ekibi var
Koltuğa oturunca, radikal değişiklikler gündeme geldi. Kendi ekibinizi kendiniz mi seçtiniz?
Kendi ekibim yok, İş Bankası'nın ekibi var. Hep böyle ola gelmiştir. Yeni atanan 7 genel müdür yardımcımız... Bu kişiler, bankada en kıdemsizi 20 yıldır çalışan en kıdemlisi de 25 yıldır çalışan, bu ülkenin seçkin okullarından mezun olmuş, ticari, bireysel bankacılığın her alanında farklı görevler yapmış, şube deneyimlerinden geçmiş, bugün bu bankada, başka finansal kuruluşta, bürokrasi ya da endüstriyel işletmelerde her zaman çalışabilecek altyapıya sahiptirler... O bakımdan düşünüldüğünde yeni ekibimiz, birikim ve yetenekleriyle İş Bankası'nın ölçeğine, tarihiyle ve birikimiyle ülkenin en büyük özel bankasının kendi içinden doğal olarak yönetici yetiştirme geleneğine uygun tarzda örneklerdir.
Elmalı'da dinleniyor, sevdiği filmleri defalarca izliyor
Kendinizi bir süvari olarak nitelendiriyorsunuz. Atınızı sürekli koştururken kendinize nasıl zaman ayıracaksınız?
Arada bir Beykoz tarafında Elmalı'ya yakın bir köydeki sığınma evime gidiyordum ama şimdi fazla gidemiyorum. 1.5 dönümlük bir arazim var orada. Ekiyorum biçiyorum. Domates, biber, patlıcan gibi sebzelerin yanında her türlü meyve ağacım da var. Sayıları 60-70'e ulaştı. Gerçi göreve geldiğimden bu yana orada geçirdiğim gün sayısı 3-4'ü geçmedi ama yine de gidince çok rahatlıyorum ve mutlu oluyorum.
Elmalı'da doğayla buluşmanın yanında başka hobileriniz var mı?
Bol bol kitap okurum. Sinema da ilgilerim arasında. 'Aman yeni bir film geldi, ona gideyim' gibi değil de seçtiğim, beğendiğim filmleri izliyorum. Hem de bunları defalarca seyrederim. Mesela, en son Kadir İnanır ile Türkan Şoray'ın çevirdiği "Selvi Boylum Al Yazmalım" izledim. Yabancılardan "Kuğu" filmini seyrettim. Müthiş bir filmdi, üç defa seyrettim. Yerli yönetmenlerden Zeki Demirkubuz'u çok beğenirim. Fatih Akın'ı severim.
Rusya'da aldığımız bankayı 3 Aralıkta hizmete açıyoruz
Yurt dışında büyük bir atak var. Sofya şubesini açtınız, şimdi sırada hangileri bulunuyor?
Yurt dışı alımlarında ve şube açımında büyük ölçüde Türkiye'nin ciddi ticari işbirliği içinde bulunduğu ülkelere yöneldiğimiz görülüyor.'Balkanlar, Orta Doğu dahil yakın coğrafyamızda yer alan diğer ülkeleri de izliyoruz. Almanya'daki bankamızın Fransa, Hollanda, İsviçre ve son olarak da Bulgaristan'lı birlikte toplam 16 şubesi var. Londra'da, Bahreyn'de ve Erbil'de şubelerimiz var. KKTC'de en fazla şubesi olan özel banka biziz. Azerbaycan'da şube için çalışıyoruz. Şu anda yine yurt dışı konsantrasyonumuza hizmet edecek yakın coğrafyamızdaki bütün ülkelerle ilgiliyiz. Rusya'da aldığımız Closed Stock Company Bank Sofia'yının kurtele kesimi 3 Kasım'da Moskova'ya gerçekleştireceğiz.
Anteplinin çalışkanlığı ODTÜ'nün disiplini
Kariyer yolculuğunuzda nereden nereye geldiniz?
1963'de Gaziantep'in Islahiye ilçesinde doğdum. 1986 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümünden mezun oldum. Aynı yıl İş Bankası Teftiş Kurulu Başkanlığı'nda Stajyer Müfettiş Yardımcısı olarak göreve başladım.
Saha çalışmaları yani şube müdürlükleri olmadı mı?
Tabii ki oldu. 2002'de Şişli Şubesi Müdürü, 2004 yılında ise Galata Şubesi Müdürü olarak çalıştım. İki yıl sonra da Ersin Bey'in Genel Müdür Yardımcısı oldum. 6 yıllık sürenin ardından da Genel Müdürlüğe adım attım.
Küçükken hayallerinizde bankacı olmak var mıydı?
Böyle bir hayal kurmadım. ODTÜ'ye girerken de düşünmedim. 1980'ler, Turgut Özal'lı yıllardı. Serbest rekabetin en hızlı uygulamalarının hayata geçirildiği dönemdi. Teorik akademik yapıyla pratikteki uygulamalar arasında müthiş paralellikler görüyorduk. O bizim için büyük şans oldu. O sırada bankacılığa da ilgi duymaya başladım. İş Bankası'na girmek benim için hedefti. Çok çalıştım ve bunu başardım. İş Bankası'na girdikten sonraki yolculuk adeta bağımlılık gibidir. Ama bu göreve gelmeyi en baştan kurguladığımı söylersem yanlış olur.
Perihan Çakıroğlu/Bugün