Merkez Bankası'nın böylesine kâr elde etmesi doğru mu?..
*
Bakalım...
Dünyada durum nasıl?..
Merkez Bankaları, birçok ülkede özel işletme niteliğinde olmakla birlikte, asli görevleri arasında ülkenin para politikasını düzenlemek ve ekonomide istikrarı sağlamak yer almaktadır.
Bu doğrultuda, Hazine bonosu ve tahvil alım satımı yapan Merkez Bankaları, sattıkları Hazine bonoları ile ülkenin nakit ihtiyacını karşılarken, açtığı ihalelerle de piyasalara likidite sağlar.
Piyasalara müdahele şansı
Döviz piyasalarına da müdahale şansı bulunan Merkez Bankaları, ihtiyaç anında döviz rezervlerini kullanarak piyasalarda doğrudan alım satım yapar.
Anonim şirket statüsünde olan Merkez Bankaları'nın genel kurullarında sunulması gereken yıl sonu bilançoları olduğu gibi, yıl içinde gerçekleştirdikleri faaliyetlerden doğan dönem kârı ve zararı da söz konusudur.
Bahsi geçen dönem kârlarının büyük bir çoğunluğu Hazine bonosu ve tahvil alım satımından, başka bir değişle piyasaya verilen borcun faiz ödemelerinden sağlanırken, gerçekleştirilen çeşitli faaliyetlerden de gelir elde edilir.
Tablo 1'de ABD Merkez Bankası'nın (FED), Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) yıllara göre elde ettikleri kârların miktarları verilmiştir.
FED tarafına bakacak olursak:
Yıllara göre kârlılık seviyesi artarken, 2011 yılında içinde bulunduğumuz kriz ortamından kaynaklanan fonlama ihtiyacı ile elde edilen kâr miktarı düşüş göstermiştir.
ECB tarafına baktığımızda ise yine krizin etkilerinin kârlılık seviyesi üzerinde olumsuz etki meydana getirdiğini görmekteyiz. Özellikle, 2010 ve 2011 yıllarında gerçekleşen resmi kâr miktarının 2009 yılında elde edilen miktar olan 2,25 milyar euro'dan 170 ve 330 milyona düşmesi dikkat çekicidir.
ECB bilançolarını incelediğimizde, yaşanan bu düşüşün sebebi ortaya çıkmaktadır.
ECB, 2010 yılı itibariyle elde ettiği dönem kârından 1,16 milyar euro tutarında kesinti yapmaya ve bu kesintiyi de "Risk Karşılığı Fonu"na aktarmaya başlamıştır.
Bu açıdan baktığımızda, fona aktarılan miktarla birlikte ECB'nin 2010 ve 2011 yıllarında elde ettiği kâr 1,33 ve 1,88 milyar euro seviyesine çıkmaktadır.
Gelelim ülkemize:
TCMB'nin 2011 yılında elde ettiği kârın bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 600 seviyesinde artış gösterdiği izlenmekte ve bu kârın sadece Hazine bonosu ve tahvil alım satımından elde edilmediği anlaşılmaktadır.
Döviz piyasasına doğrudan müdahale edebilen TCMB'nin 8,57 milyar TL'lik kârının yaklaşık 5 milyar TL'sinin düşük seviyelerden topladığı ve ağustos-aralık ayları arasında sattığı 11,7 milyar dolardan geldiğini görüyoruz.
Bununla birlikte, 2010 yılı sonunda uygulanmaya başlanan yüksek zorunlu karşılık oranlarından dolayı, yine TCMB'den borçlanan bankaların faiz ödemeleri artmış bu durum da kâr miktarını yükseltmiştir.
Yeni uygulama ile birlikte, TCMB tarafında tutulan zorunlu karşılıkların, bankalara yapılan faiz ödemelerinin de sona erdirilmiş olması kârlılık seviyesini artıran unsurlardan bir diğeridir.
TCMB'nin döviz piyasasına müdahalesiyle elde ettiği kâr ortada.
Dünyada, bizdeki başarıyı belirginleştiren örnekler de var.
Mesela:
2010 yılında, İsviçre Merkez Bankası (SNB), İsviçre Frangı'nın değerini korumak adına döviz piyasasına doğrudan müdahalelerde bulunmuş ve 20.7 milyar dolar tutarında zarara uğramıştır.
Boş tartışmalara gerek yok
Boş tartışmalara gerek yok; önemli olan kâr etmek ve bu kârı "sağlıklı olarak" yönlendirmek.
ABD tarafında, FED'in elde ettiği kârın büyük bir kısmı ABD Hazinesi'ne aktarılırken, Türkiye açısından da durumun farklı olmadığını görmekteyiz. TCMB'nin en büyük ortağı Hazine olduğu için 8,57 milyar TL'lik kârın yüzde 60'ının devletin kasasına gireceğini söyleyebiliriz.
Geriye kalan miktarın ise ihtiyaç duyulması ihtimaline karşın rezervlerde saklanması büyük ihtimal dahilinde gözüküyor.
Bu yönden bakıldığında "Merkez Bankası'nın elde ettiği kâr halkın cebinden çıktı" söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını görüyoruz.
Merkez Bankası'nın kârı ülkemizin kârıdır!..
Tablo 1: Amerika, Avrupa Birliği ve Türkiye'de yıllara göre Merkez Bankası kârları
FED ECB TCMB
KAR (milyar $) KAR (milyar €) KAR (milyar TL)
2005 21,50 2005 0,99 2005 -0,13
2006 29,00 2006 1,38 2006 3,15
2007 34,60 2007 0,29 2007 0,26
2008 31,70 2008 1,32 2008 1,99
2009 52,00 2009 2,25 2009 2,73
2010 82,00 2010 0,17 (1.33) 2010 1,29
2011 76,90 2011 0,73 (1.88) 2011 8,57
Prof Dr. Ünsal Ban/Bugun